Selahattin Esim

Selahattin Esim

Arda Turan Galatasaray’ın has evladıdır

| 0 yorumlar

Arda Turan’ı bir başka sever Galatasaray taraftarı. Onun zeka dolu esprilerinin arkasında aslında güzel bir insanın saklı olduğunu hepimiz biliyoruz. Hayat herkese acı ve tatlı tecrübeleri göstererek daha da olgunlaşmasını sağlıyor. Arda’nın Galatasaray Taraftarının gönlündeki yeri hiç bir zaman silinmemiştir ama basın sağolsun magazin haber üretmek adına bu güzel insanı yok etmek için bilerek veya bilmeyerek elinden geleni ardına koymamıştır.

Şimdi değerli basınımızın en büyük derdi Arda’nın isminin Fenerbahçe ile anılmasıdır. Ben Arda’nın diğer futbolcular gibi Galatasaray ile arasında sadece maddiyat yönünden bakılacak bir bağının olmadığını düşünüyorum. Onun Rijkaard döneminde yeni forma tanıtımında parçalı formayı görmeyince nasıl isyan ettiğini bu gözlerimiz gördü. Basın ise bu olayı “Arda Galatasaray formasına küfür etti ” diye başlık yaptı. Sarı ve kırmızı renklere gönülden bağlı olduğunun bir işaretiydi bu. Pembe renkli formayı giymeyi içine sindirememişti. Ama bu formayı giyip sonra para için kulübünü satanlardan olmadı Arda. Onurlu bir şekilde kapıyı sonuna kadar açık bırakarak gitti. O kapıya bir gün dönmeyi düşünmeseydi bunu yapmazdı.

Galatasaray 19. şampiyonluğunu kutlamak için Arda’nın gönderdiği mektupta aşağıdaki duygu dolu satırlar onun bu gönül bağını en güçlü şekilde zaten vurguluyordu:

Sevgili Arkadaşlarım ve Fatih Hoca’m, 

Çocukluğumun her günü Galatasaray’da oynamayı hayal ederek geçmişti. Mahalle aralarındaki her çalım, her bir gol ve döktüğüm ter, hepsi Galatasaray içindi. 

Florya’ya attığım ilk adımdan itibaren ise bir gün Ali Sami Yen Stadı’na Galatasaray Kaptanı olarak çıkmayı düşledim. Galatasaray’ın sürekli oyuncularından olmak, şampiyonluklar yaşamak istiyordum. Ve her küçük erkek çocuğu gibi ben de uykuya dalmadan önce tuttuğum takımın kaptanı olarak hayal ediyordum kendimi. 

O gün geldiğinde dünyanın en mutlu insanı bendim. 

Bu, benim tüm futbol kariyerim boyunca yaşayabileceğim en yoğun duygu olarak kalacak. Herhangi bir başarı, Galatasaray Kaptanlığı ile eşleşemeyecek benim için.”

Kulüplerin ocağında yetişen has evlatları vardır. Onlar o ocağın içinde yetiştikleri için başka yerler onlara gurbet gibi gelir. Kulübün efsane futbolcuları arasına girecek hem yetenek ve hemde yürek Arda’da vardır. Avrupa’ya gitmesi onun olgunlaşmasına ve olaylara başka açılardan da bakabilme şansını getirdiği için bence mutludur.

Arda son yıllarda Türk futbolunun yetiştirdiği en büyük yetenek olmasına rağmen kendisini iyi yönlendirecek bir yaşam koçuna sahip olmaması yüzünden çok sıkıntı çekmiştir. Türkiye’de en büyük eksik şöhret kapısına dayanmış futbolcuların profesyonel yaşamlarına yön verecek bir yaşam koçluğu yani mentorluk müessesinin olmayışıdır. Ben devletimizin yerinde olsam bu çocuklara sahip çıkıp ücretsiz mentor atardım. Diplomasi dilinde yumuşak güç dediğimiz bir ülkenin diğer ülkelerde bedava tanıtımını yapan bu kardeşlerimize ne yazık ki tam anlamıyla sahip çıkılmıyor.

Brezilya’dan ihraç edilen bir futbolcuya ülkesinin elçisi olduğu ve buna göre hareket etmesi gerektiği öğretilir. Çünkü yapacağı her olumsuz hareketin kendisinden sonra uluslararası piyasaya çıkacak futbolcuya engel teşkil edeceğini gayet iyi bilirler. Bir terbiyedir aslında bu.

Sevgili Arda Turan değerli basınımız çok istese de milyonlarca taraftarın kalbinde edindiği yeri kırıp atmayacak kadar onurlu ve güzel bir insandır, herkese nasip olmayacak şekilde de Galatasaray’ın has evladıdır. 

Bir Cevap Yazın

Required fields are marked *.