Futbol hepimizin çok ilgi duyduğu Türk halkının çok sevdiği bir spor ve ne yazık ki yapısal sorunları çözülemeyen Türk futbolu son dönemlerin en geleceği parlak takımıyla sıfır puan çekerek UEFA 2020 ye veda etti. Türk halkı çok üzüldü ve sahada savaşmayan bir takım gördüğü için kahroldu.
Geçmişte az çok futbol oynamış birisi olarak uzaktan izlediğim kadarıyla takımın yönetiminde, dizilişinde, kamp döneminde, hazırlık maçlarında bir dizi sorunların olduğu çok açık ve net olarak belli olduğu halde medyanın habercilik açısından da bir sessizliği veya haber yapamama fiyaskosu söz konusu. Bizim gazeteciler genelde bazı bilgilere vakıf oldukları halde susmayı tercih ederler ve televizyonlarda izlediğim kadarı ile en iyi analizleri sadece bir kaç spor yazarının yapmış olduğunu görmek bir o kadar üzücü. 3 maçta başladığı orta saha ikilisini ikinci devrede oyundan alan ve bu hatasında ısrar eden başka bir teknik direktör var mıdır sorusunu soran gazetecinin analizi son derece doğruydu. Kampı izleyen , takımla iç içe olan gazeteciler neyi gözlemler neyi haber yapmaları gerektiğini sanki unutmuş gibilerdi. Sürekli verilen mesaj antrenmanda oyun oynayan oyuncuların çok neşeli olduğuydu. Bu kadar neşeli idilerse İtalya maçından sonraki ruhsal çöküntüyü nasıl yaşadılar?…





