Selahattin Esim

Selahattin Esim

Türk Yazılım sektörü insan kaynakları talan ediliyor!!

| 0 comments

Bir ülkenin en önemli itici güçlerinden birisi beşeri sermayedir. Bu beşeri sermayenin ihtiyaç olan sektörlere yönlendirilmesi ise ancak toplum mühendisliği ile mümkün olabilir. İhtiyaçtan fazla insan yetiştirilen bir sektörde iş bulamayacakları için insanlarımız işsizlik tehlikesi ile karşı karşıya kalıp sisteme katkıda bulunmak yerine yük oluşturma riskine sahiptirler.

Son yıllarda göze çarpmaya başlayan bilişim alanında katma değeri yaratan nitelikli iş gücüdür. Yıllarca Bilgisayar ve Elektronik Mühendisliği bölümlerine en iyi öğrencileri alarak insan kaynağında pozitif seçicilik yapan buna karşın GSMH içindeki paya oranla üretmesi gerekenden daha az katma değeri iç piyasadaki düşük fiyat politikası ile üretememek tehlikesi ile karşı karşıya kalanda ne yazık ki bilişim sektörüdür. İnsan kaynağının %80’den fazlasının, mesleki eğitiminin getirdiği nitelikler ile örtüşmeyen konu ya da yöntemlerle çalıştığı, özellikle kamuda konuda mesleki eğitimi olmayan kişilerin yaygınlıkla konunun teknik yöneticisi olduğu tek sektör bilişimdir. Verinin enformasyondan farkını bilmeyen bürokratların veya diğer meslek grubu erbabının Türkiye’nin geleceğine yön veren bilgi sistemlerinin yöneticisi, tedarikçisi ve sorumlusu olmaması gereklidir.

 

Matematik, Fen ve Okuma alanlarında Çin’in bir numaralı ülke olarak çıkması ise tesadüf değildir. Çin eğitim sistemi öğrencilere ülkenin kalkınması için bir misyon yükleyerek ve başarı azmi yüksek öğrencilere doğru eğitimi vererek bu başarıyı yakalamış durumdadır.  Özellikle yurtdışına eğitime gönderdikleri öğrencilerine almış oldukları eğitimden sonra ülkelerinin kendilerine büyük kalkınma için ihtiyacı olduğunu ve kendi ülkelerinde birinci sınıf vatandaş olarak başarılı olmak için büyük fırsatların olduğu anlatılmaktadır.  Çin’in yurtdışındaki yeteneklerin önüne kırmız halı seren 1000 Talents Plan adlı yetenek avcılığı programı ülkeye birçok yeteneği çekmekte başarılı olmuşken Türkiye ne yazık ki kendi kısıtlı yeteneklerini yurtdışına kaptırmaktadır ve bu trendi herkes tribünden izlemektedir.

Yurtdışına gitmenin sosyal medyada bu kadar tahrik edildiği bir ortamın gençlerimizin kafasını karıştırdığını düşünüyorum. Geçen gün ABD’de yaşayan bir doktorun ülkemizden yazılım arayışı yaparken dostlarımızın tavsiyesi ile bana ulaşması sonucunda kendisi ile görüşme yaptıktan sonra yıllarca yurtdışında üst düzeyde çalışan birisi olarak mutlu olup olmadığını sorduğumda ” şimdiki aklım olsaydı gelmezdim. Arkadaşlarımın tahrikine kapılarak çocukluğumu ve gençliğimi geçirdiğim ülkemi terk edip buralara geldim ama burada ben hep yabancı oldum ve yabancı kalacağım bu hiç değişmeyecek. Parasal olarak bir sorunum yok ama aslında mutlu değilim”  demesi aslında insanın parasal sorununun olmadığı bir ülkede neleri kaçırdığının bir yansımasıydı. Yurtdışına gidip te dönen gençlerimizin de hikayelerini ve oralarda hangi zorluklarla karşılaştıklarını , kültürel çatışmaları, iş yapma alışkanlıklarındaki farklı yaklaşımları da dinlemek gerekir ama ne yazık ki bunlar hiç anlatılmıyor, duymuyorsunuz. Geçenlerde tesadüfen youtube da bir şey ararken İstanbul’da yaşayan bir Hollandalı gazeteci ile yapılan  röportaja denk geldim. “Bana en çok sorulan soru neden Hollanda’ya dönmediğimle ilgili ben bunu anlamıyorum, ben aslında İstanbul gibi dünyanın en güzel kentinde yaşamaktan mutluyum bunu Türk arkadaşlarıma bir türlü anlatamıyorum” demesi çok ilginç ve bizimkilerin neden anlamadığını anlamakta mümkün değil. Öyle zannediyorum ki anlamaları için şöyle yurtdışında bir 2-3 sene geçirmeleri çok iyi tecrübe olabilir.

Son zamanlarda uzaktan çalışma imkanları sunan yurt dışındaki şirketler Türkiye’nin yazılımcı insan kaynaklarına göz dikmiş durumda. Çalıştıkları şirketlerden ayrılıp evden yurtdışındaki şirketlere kod üreten gençlerimiz vergi ödemeden sistem dışında kayıtsız bir gelir elde ederek ülkenin yazılım ihracatına da olumsuz etki yapıyor. Bırakıp gittikleri projelere verdikleri zararı hiç konuşmuyoruz, şirketler projeleri yönetmekte zorlanıp batsın ama yeter ki bu arkadaşlar yüksek gelir elde etsinler önemli olan bu. Ayrıca bu gelir kayıt dışında olduğu için devletin vergi alması da mümkün değil. Çoğunun geliri kripto paralarla ödenince izini sürmekte zorlaşıyor. Geçenlerde bu konuyu sorduğum bir STK Başkanı serbest piyasa koşullarında bunun gençler açısından sevindirici bir durum olduğunu belirttiğinde şaşırmadım desem yeridir. Gerekçe ise paralarını burada harcadıkları ve dolayısı ile paranın ekonomik olarak buradaki sistemin içine girdiğiydi. O zaman şirketlerde kayıt dışı bir sistemde gelir elde edip vergi vermesinler bunun bir zararı olmaz deyip paralarını ülkelerinde harcadıkları için buna göz yumulsun demek ne kadar doğru olur buna siz karar verin.

Öncelikle yazılım sektörüne okullardan yetişmiş eleman gelmiyor ve sektör en az 2-3 sene bir eğitim vererek ve maliyetine katlanarak gençlerimizi iş yapabilir seviyeye getiriyor. En önemli projede yer verdiğiniz bu arkadaşların bir anda her şeyi göz ardı ederek işten ayrılması sonucu Türk Yazılım firmaları  projenin ilerlemesi açısından büyük zarar görüyorlar ve bunu kimse umursamıyor. Aslında şirketlerin çözümleri de projeleri de milli bir servettir ve bu servet ne yazık ki etik değerleri hiçe sayan bir sistem tarafından şu anda herkesin gözü önünde talan edilmekte.

Devletin yazılım sektörüne 1 Milyon yazılımcı yetiştirme projesi güzel bir projeydi fakat sonuçları hakkında bir bilgi maalesef mevcut değil. Mutlaka belli bir seviyeden sonra takibi durmuştur veya birileri bu güzel projeyi baltalamak için ellerinden geleni yapmışlardır diye düşünüyor insan.

Türkiye’nin üniversitelerindeki Yazılım ve Bilgisayar Mühendislik eğitim sisteminin şimdiden bu büyük geleceğe göre revize edilmesi büyük önem arz etmektedir. Türk yazılım firmalarının özellikle önümüzdeki dönemde Big Data(Büyük Veri), Yapay Zeka teknolojileri üzerinde uzmanlaşması ve dünyada oluşacak büyük pazardan pay almak için çaba göstermesi kaçınılmazdır. Eğitim sisteminde işlevini yitirmiş kodlama teknolojileri yerine Phyton programa dilinin öğretilmesi zorunlu olmalıdır, çünkü dünyada en önde giden pazarda giderek artar şekilde kullanılan yazılım dili budur.

Maalesef yurt içinde şirket açan veya Türk şirketlerini satın alan yabancı kuruluşlar ve özellikle son yıllarda kar rekorları kırarak sermaye sıkıntısını geride bırakan bankalar, özel sektörle rekabet eden devlet şirketleri yazılım sektörünün veremeyeceği maaşlar ile yetişmiş elemanları transfer ederek yazılım sektörüne büyük darbe vurmaktadırlar. KOBİ düzeyindeki firmalar yıllarca emek vererek yetiştirdikleri bu elemanlar için spor dünyasında olduğu gibi yetiştirme parası veya bonservis ücreti alma hukuki altyapısına sahip değillerdir ve büyük zarar görmektedirler. Önemli projelerde çalışan bu  insan kaynaklarımızın son dönemde birde yurtdışından kayıtsız uzaktan çalışma imkanı sunan şirketlerinde Türk Yazılım Sektörünün yetiştirdiği insan kaynaklarına göz dikmesi ile insan kaynaklarımız maalesef talan edilmeye başlanmıştır.

Serbest piyasa demek bir ülkenin katma değer üretme şansına sahip sektörüne yönelik başlatılan insan kaynaklarını talan etme projesine göz yumulacağı anlamına gelmez. Her devlet kendi çıkarlarını korumak zorunda kaldığında serbest piyasa koşullarına müdahale edebilir. Örneğin ülkenizde kısıtlı buğday yetişiyorsa yurtiçindeki talebi karşılamak ve çiftçiyi ithal ürünle rekabet etmek zorunda bırakmamak için ihracata sınır getirebilirsiniz. Bunu yapmazsanız buğdayı ithal etmek zorunda kalırsınız ve çiftçi bu ürünle fiyat bazında rekabet edemeyeceği için bir sonraki dönemde ya buğday ekmez veya yaşayabilmek için eğer sermayesi yeterse başka bir ürünü ekmeyi dener fakat bununda kolay olmadığını herkes bilir. Aynı şey Türk Yazılım Sektörü içinde geçerlidir.

Kamuoyunda elemanlara düşük maaş verildiği ve elemanların bu yüzden yazılımcıların yurt dışına gitmek istedikleri şeklinde algı oluşturulması sektöre büyük haksızlık olur. Her sene çok yüksek oranlarda zam yaptığı halde elemanların uzaktan çalışma yoluyla kayıt dışına çıkarak kayıt dışı olarak evden yazılım üretip yüksek gelir elde etmesi öncelikle etik değildir ve devletinde vergi kaybına yol açmaktadır. Yazılım sektörünün düşük maaş verdiğini iddia edenler herhalde ülke gerçeklerinden haberdar olmayan veya art niyetli bir kesim olması gerekir. Yazılım sektörü çalışanların gerçek maaşlarını beyan etmekle karşı karşıya kaldığı için en yüksek SGK primi ödeyen bir konumdadır.

Eğer gerekli önlemler alınmaz ise sürekli fiyat artışından dolayı işletme maliyetlerini müşterilere yansıtamayan yerli yazılım firmalarının birkaç yıl içinde yabancı fonların eline geçmesi tehlikesi ile karşı karşıya kalınma ihtimalini göz ardı etmemek gerekir.

Ülkemizde okuyan yaklaşık 110 bin civarında yabancı öğrenciye okullarını bitirdikten sonra en az 2 yıl çalışma imkanı verilerek özel sektör tarafından işe alınmalarını sağlamak insan kaynakları açığını kapatmak açısından sektörün önünü açma şansına sahiptir. Bu öğrencilerden başarılı olanların oturum almaları ve diğer prosedürlerin çalıştıkları şirket tarafından bürokratik engeller ortadan kaldırılarak yapılmasının kolaylaştırılması sektörün gerekli insan kaynakları ihtiyacına büyük destek sağlayacaktır. Bu kaynakta maalesef ülkemizde eğitimini bitirdilten sonra ülkesine dönmek zorunda kalıyor ve ülkeler arası ticaretin gelişmesine de yol açacak bir kaynak değerlendirilmemiş oluyor.

Dünyada yazılım konusunda gelişmiş ülkelerde verilen fakat Türkiye’de bir türlü uygulanmayan aşağıdaki teşviklerin acilen devreye sokulması sektörün önünü açacak ve Türk Yazılım sektörünün ihtiyacı olan insan kaynakları istihdamını arttırmaya destek olabilir mahiyettedir.

Destek Tipi Açıklama Uygulanan Ülke
Devlet Doğrudan Destek Yazılım şirketlerine performans odaklı geri ödemesiz, faizsiz beş sene hibe verilmesi İrlanda, Hindistan
Devlet Teşvikleri Yazılım Mühendislerinin ücretlerinin her türlü vergiden muaf olması İsrail, Hindistan, Çin, Malezya, Tayvan
Yazılım Mühendislerinin ücretlerinden doğan sosyal güvenlik kesintilerinden muafiyet tanınması Çin
Kurumlar Vergisi Muafiyeti Çin, Brezilya, Malezya
Yazılım şirketlerinde çalışan yazılım Mühendisi dışındaki personelin ücretlerinden alınacak verginin ertelenmesi İrlanda
KDV İstisnası Çin, Malezya
Devlet Dolaylı Destekler Kamu yazılım satın almalarının yüzde 20’sinin yerel yazılım şirketlerinden alınması zorunluluğu AB

Yurtdışına gitmek için yanıp tutuşan gençlerimize naçizane olarak edindikleri dostlarının fikirleri kirliyse, kendi ” kalpleri ve fikirleri” ne kadar temiz olursa olsun, er yada geç onlarında kalpleri ve fikirlerinin kirleneceğini bilmelerini tavsiye etmek isterim. Duygular gibi , değerler ve inançlar da kişiden kişiye sirayet eder. “Üzüm üzüme baka baka kararır” atasözü ne güzel söyler bunu..

Her şeyden önce yetiştikleri, yukarıda bahsettiğim değerli hocamın da söylediği gibi çocukluklarını geçirdikleri yer bu ülke ve nereye giderlerse gitsinler orada yabancı olarak yaşamak zorunda kalacaklar , bunu hiç unutmasınlar.

General Electric firmasına görüntüleme yazılımı yapan İsrail’li bir mühendis bir yılda Chicago’ya yaptığı uçuşlardan 1 milyon uçuş mili kazanmış. Kendisi ile iş ortamında dost olan ABD’de yaşayan bir hocamız anlatmıştı kendisine bu rekor düzeyde uçuş yapmak yerine Chicago’ya yerleşmesi daha doğru olmaz mı diye sorduğunda aldığı cevap aslında olayı özetlemektedir, “Ben ülkemde yaşamaktan mutluyum, orada üretip buraya satmak beni daha çok motive diyor, ülkeme hizmet etmekte benim için büyük onurdur”…..

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Required fields are marked *.